İçeriğe geç

Bir horoz neden ötmez ?

Bir Horoz Neden Ötmez? Sabahın Sessizliği

Kayseri’de sabahın altı. Penceremden bakıyorum, rüzgâr hafif hafif tarlalardan taşan serinliği taşıyor. Ama bugün farklı bir sessizlik var. Normalde komşu bahçesinden gelen horozun sabah öttüğü sesi duyulur, kahvaltı hazırlıklarının gürültüsüyle karışırdı. Ama bugün değil. Horoz neden ötmez? İçimde garip bir boşluk oluştu; sanki sabah bana kırgın, suskun bir şeyler anlatıyor.

Bahçede İlk Karşılaşma

Kahvemi alıp bahçeye çıktım. Güneş daha tam doğmamış, ama toprağın kokusu keskin ve canlı. Horoz orada duruyor, tüyleri biraz kabarık, gözleri uykulu ama bakışları keskin. Normalde öterdi; herkesi uyandırır, güne başlardık. Bugün sadece bakıyor.

— N’oldu sana, horoz? Diye sordum kendi kendime.

Cevap yok. Sanki sessizliğiyle bir şey anlatmak istiyor ama kelimeleri yok. İçim sıkıldı. Kayseri’de büyümüş biri olarak biliyorum; hayvanlar bile ruh halimizi hisseder. Ama bu sessizlik… hem kırıcı hem de düşündürücü.

Geçmişten Bir Anı

Bir an geriye gittim. Çocukluğumda dedem bahçede beni kolumdan tutup horozun yanına getirirdi:

— Bak oğlum, horoz öttü mü, gün başlar. Hayat öyle başlar.

O zamanlar gülüp geçerdim. Ama şimdi, 25 yaşında, her şeyin anlamını sorgulayan bir genç olarak, o sesi beklemek istemek, bir nevi umudu beklemek gibi hissettiriyor. Horoz neden ötmez? Belki de ben bu soruyu kendime sorduğum için sessiz kalıyor.

İç Sesim ve Sessiz Horoz

Bahçede yalnız kalınca kendi iç sesim daha da yükseldi:

— Belki hasta, belki korkuyor, belki… biliyor musun, ben de bazen ötmek istemiyorum.

İşte o an fark ettim; horozun sessizliği benim içimdeki kırılganlığı yansıtıyor. Hayat bazen böyle, insanlar, hayvanlar, hatta şehir bile ötmeyi bırakabiliyor. Ve ben bunu kabullenmek zorundayım. Kalbim sıkıştı, gözlerim doldu.

Küçük Bir Umut Işığı

Ama sonra, ufukta güneş yavaşça yükselmeye başladı. Horoz hala sessiz, ama tüyleri altın sarısı ışıkla parlıyor. Elimi uzattım, tüylerine dokundum; hafif bir titreşim hissettim. Belki ötmek istemiyor ama hâlâ hayatta. Belki de bu sessizlik, başka bir mesaj: Acele etme, hayat kendi ritminde akar.

— Tamam, horoz, anladım. Bazen susmak da konuşmak demek, dedim kendi kendime.

O an bir rahatlama hissettim. Hayal kırıklığı vardı ama aynı zamanda bir umut da. Sessizlik, bazen en güçlü hikâyeyi anlatır.

Akşamüstü ve İçsel Diyalog

Akşamüstü tekrar bahçeye çıktım. Gün batımı turuncu ve kırmızı renklerle doluydu. Horoz hâlâ ötmüyordu. Ama yanına oturunca, başımı omzuna dayadım gibi hissettim.

— Bugün ötmesen de, yarın ötebilirsin, dedim sessizce.

İçimden bir şey değişti. Belki hayatın tüm sessizlikleri, tüm hayal kırıklıkları bir gün ötecek. Belki horoz tekrar ötüyor olacak. Ama önemli olan, o bekleyişte yaşadığımız duygular; korku, yalnızlık, hayal kırıklığı, umut… hepsi aynı anda.

Son Düşünceler: Bir Horoz Neden Ötmez?

Horozun ötmeyişi, aslında bana kendi kırılganlığımı gösterdi. Sessizlik, bazen daha fazla konuşur. İnsan bazen sadece oturup beklemek, sabretmek zorunda. Kayseri’deki bu küçük bahçe, bu sessiz horoz ve ben… Üçümüzün hikâyesi, hayal kırıklığı ve umudun iç içe geçtiği bir an.

Belki horoz tekrar ötmeyecek. Belki yarın ötecek. Ama ben artık biliyorum; sessizlik de bir hikâye anlatır, öfke veya neşe değil, sadece varoluşun kendisi. Ve ben bu sessizliği dinlemeyi öğrendim.

Horoz ötmese de, hayat devam ediyor. Ve ben, her sabah pencereyi açıp bahçeye baktığımda, sessizliğin içinde küçük umut ışıklarını görebiliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://piabellaguncel.com/Türkçe Forum