Merhaba değerli okurlar, Sisnetinsaat olarak Peak basıncı neden yükselir konusunu anlaşılır bir çerçevede işliyoruz. Kalp Basıncı Neden Yükselir? Felsefenin Nabzında Bir Düşünce Deneyi Bir sabah düşünün: Ölçüm cihazı sessizce bir sayıyı gösterir. “Yüksek.” O an yalnızca bir biyolojik veri mi elde edilir, yoksa insanın dünyayla kurduğu ilişkinin görünmez bir özeti mi? Bir doktor için bu bir klinik durumdur, bir filozof için ise başka bir şey: bedenin, bilgiyle ve varlıkla kurduğu gerilim. Kalp basıncı neden yükselir sorusu, yalnızca fizyolojiye değil; etik, epistemoloji ve ontolojiye açılan bir kapıdır. Çünkü her yükseliş, yalnızca damarlarda değil, anlam katmanlarında da gerçekleşir. Bir insanın bedeni ile…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Merhaba! Sisnetinsaat sayfasının bu haftaki konusu “Safiye Karahanlı Pusuda var mı”. Umarız faydalı bulursunuz! Safiye Karahanlı “Pusuda” Var mı? Bu Tartışma Neden Bir Anda Alevlendi? İzmir’de sabah kahvesini alıp sosyal medyada gezinirken önüme düşen tartışmalardan biri şu oldu: “Safiye Karahanlı Pusuda var mı?” İlk bakışta kulağa basit bir fan teorisi gibi geliyor ama işin içine girince mesele bayağı bir “dizi evreni genişletme hayali mi, yoksa kayıp bir karakterin geri dönüş beklentisi mi?” noktasına kadar gidiyor. Şunu en baştan söyleyeyim: Ben Safiye Karahanlı karakterini her zaman güçlü bir dramatik figür olarak gördüm ama “Pusuda” meselesi açılınca olay bambaşka bir yere evriliyor.…
Yorum BırakGiriş: Toplumsal yapıya bakarken “israf” kavramını yeniden düşünmek Toplumsal yapıları anlamaya çalışan bir göz için bazı kavramlar ilk bakışta teknik, hatta endüstriyel görünebilir. “Muda yaklaşımı” da bunlardan biri. Japonca kökenli bu kavram, yalın üretim (lean production) literatüründe “israf” ya da “değer üretmeyen faaliyet” anlamına gelir. Ancak mesele yalnızca fabrikalarda zaman kaybını azaltmak değildir; daha geniş bir perspektiften bakıldığında, bu yaklaşım toplumsal düzenin nasıl işlediğini anlamak için güçlü bir metafor haline gelir. Günlük yaşamın içinde dolaşırken, insanların emeklerinin, zamanlarının ve hatta duygularının nasıl harcandığını gözlemlemek, bu kavramı sosyolojik bir araç gibi düşünmeyi mümkün kılar. Bir sokakta bekleyen işçi, gereksiz bürokratik süreçler…
Yorum BırakKız Kıza Evlilik Hangi Ülkede Yapılıyor? Toplumsal Normların Dönüştüğü Bir Gerçeklik Bir sokakta yürürken, vitrinlerdeki yansımalara bakarken ya da bir kafede oturup insanları izlerken bazen aynı soru zihnin arka planında belirir: “İnsanlar neden hâlâ bazı ilişkileri görünmez kılmak zorunda hissediyor?” Bu soru basit gibi görünse de aslında toplumların derin yapısına dokunur. Aile, evlilik, cinsiyet ve kimlik gibi kavramlar yalnızca bireysel tercihleri değil, aynı zamanda tarihsel olarak şekillenmiş normları da taşır. “Kız kıza evlilik hangi ülkede yapılıyor?” sorusu da bu büyük tartışmanın bir parçasıdır. Çünkü bu soru yalnızca bir hukuk bilgisini değil, aynı zamanda eşitsizlik, görünürlük ve toplumsal adalet gibi temel…
Yorum BırakKükürtlü kaplıca suyu uyuza iyi gelir mi? Gerçekler, deneyimler ve dünya ile kıyas Bursa’da yaşayan biri olarak kaplıca kültürü zaten hayatın bir parçası gibi geliyor bazen. Hafta sonu Uludağ eteklerinde bir yürüyüş, sonra sıcak bir suya girip günün yorgunluğunu bırakma fikri burada oldukça tanıdık. Özellikle “kükürtlü su” meselesi ise çocukluktan beri kulağa hep şifa gibi gelir. Ama iş “Kükürtlü kaplıca suyu uyuza iyi gelir mi?” sorusuna gelince, konu biraz daha ciddi ve dikkatli ele alınması gereken bir noktaya gidiyor. Uyuz nedir ve neden bu kadar yaygın? Uyuzun temel nedeni Uyuz, aslında Scabies olarak bilinen, Sarcoptes scabiei adlı mikroskobik bir akarın…
Yorum BırakAkrabalık Kaç Çeşittir? Varlık, Bilgi ve Etik Arasında Bir Düşünme Denemesi Bir insanın “aile” dediği şey, gerçekten nerede başlar ve nerede biter? Aynı soyadını taşımak mı belirler yakınlığı, yoksa hiç kan bağı olmayan birinin yıllar içinde kurduğu güven mi? Bir çocuğun biyolojik ebeveynleri, onu büyüten kişilerden daha “gerçek” bir akraba sayılır mı? Ya da bir algoritma, geçmişimizi analiz ederek bize “en uygun aile bağlarını” önerdiğinde, akrabalık hâlâ insanın mı kalır? Bu sorular, yalnızca gündelik yaşamın duygusal alanına değil; aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefenin temel disiplinlerine açılan kapılardır. Akrabalık kavramı, göründüğünden çok daha katmanlıdır ve tek bir tanıma…
Yorum BırakAltın Sobada Erir mi? Bir İnancın, Bilginin ve Zihnin Psikolojik Katmanları Merhaba! Sisnetinsaat ekibi bugün Gram altın erir mi konusunu en anlaşılır haliyle aktarıyor. İnsan zihninin nasıl çalıştığına dair merak, çoğu zaman en basit görünen soruların içine gizlenir. “Altın sobada erir mi?” gibi ilk bakışta fiziksel bir bilgi sorusu, aslında çok daha derin bir zihinsel sürecin kapısını aralar. Çünkü insanlar yalnızca bilgiye sahip olmaz; bilgiyi nasıl algıladıkları, nasıl inandıkları ve nasıl savundukları da en az bilgi kadar belirleyicidir. Altının erime noktası fiziksel olarak nettir: yaklaşık 1064°C. Ev tipi bir sobanın bu sıcaklığa ulaşması mümkün değildir. Ancak mesele burada bitmez. İnsanlar…
Yorum BırakKaradeniz Türkiye’nin kaçıncı bölgesi? Coğrafyanın içinden anlaşılır bir cevap Merhaba! Sisnetinsaat sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Karadeniz Türkiye’nin kaçıncı bölgesi” var. Türkiye’de coğrafya konuşulunca en çok karışan konulardan biri şu basit gibi görünen soru oluyor: “Karadeniz Türkiye’nin kaçıncı bölgesi?” Aslında bu soru ilk bakışta matematiksel bir sıralama sorusu gibi duruyor ama işin içine biraz coğrafya bilgisi girince durum değişiyor. Çünkü Türkiye’de bölgeler bir yarış sıralamasıyla değil, tamamen doğal ve beşerî özelliklere göre sınıflandırılıyor. Ben Eskişehir’de yaşayan, üniversitede coğrafya üzerine çalışan 27 yaşında bir araştırmacı olarak şunu sık sık görüyorum: Öğrenciler bölgeleri 1’den 7’ye diye ezberliyor ama “neden 7?” ya da…
Yorum BırakKaraca kapanıyor mu? Şehirde Dolaşan Sorunun Ardındaki Gerçek Duygu Buna da Göz Atın: Karaca kahve makinesi yıkanır mı ? Sisnetinsaat takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Karaca kapanıyor mu” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız. İstanbul’da yaşayan, hafta içi ofiste çalışan, akşamları eve dönünce biraz sessizlik arayan sıradan biri olarak son zamanlarda kulağıma en çok çalınan sorulardan biri şu oldu: “Karaca kapanıyor mu?” Bunu ilk duyduğumda açıkçası durup düşündüm. Mutfağımda kullandığım birkaç ürün, annemin yıllardır sakladığı çeyiz parçaları, arkadaşımın yeni ev kurarken aldığı tabak seti… Hepsinin üzerinde bu markanın izi var. Bir markanın “kapanıyor mu?” diye sorulması insana garip bir boşluk hissi veriyor.…
Yorum Bırakİnsan Davranışlarını Anlamaya Dair Kişisel Bir Başlangıç İnsanların belirli nesnelere yüklediği anlamlar her zaman ilgimi çekmiştir. Basit bir metal parçasının bile kimlik, güç, sağlık ya da zayıflık gibi kavramlarla ilişkilendirilebildiği bir dünyada, zihnin gerçeklik ile inanç arasındaki sınırı nasıl çizdiğini anlamaya çalışmak oldukça öğretici olur. “Altın erkeğin hormon dengesini bozar mı?” sorusu da tam olarak bu sınırın üzerinde duran bir iddia gibi görünüyor. Bir yandan biyolojik sistemlerin karmaşık düzeni, diğer yandan kültürel anlatıların güçlü etkisi… Bu iki alanın kesişiminde ortaya çıkan düşünce kalıpları, yalnızca sağlıkla değil, aynı zamanda kimlik algısıyla da ilgili derin bir tartışma alanı yaratıyor. Altın ve Hormon…
Yorum Bırak